TüpBebek  10 Temmuz 2013













1978 yılında tüp bebek yöntemiyle Louise Brown doğumu tüp bebek ve özellikle kısırlık tedavisinde bir devrim yaratmıştır.

Daha sonra yumurta sayısını artıran ilaçlarla, mikroenjeksiyon ve nihayet TESE/PESA (erkeklik kanalından enjektörle veya testisten biopsi ile sperm bulmak) yöntemiyle elde edilen sperm ile mikroenjeksiyon tüp bebek uygulamalarının yapılabilmesi hem başarı oranını önemli derecede yükseltmiş hem de yöntemi tüm dünyada bu arada ülkemizde de yaygınlaşmasını başarı ile sağlamıştır.

Bu gün ülkemizde İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa’dan başlayarak bir çok ilde toplam yaklaşık olarak ortalama yüzde 80’e yakın bakanlıkça onaylı tüp bebek merkezi başarıyla çalışmalarını sürdürmekte, her yıl buna yeni tüp bebek merkezleri eklenmektedir. Geliştirilen yeni yöntemlerle bilim adamları ve uzmanlar, gebelik oranını yükseltirken düşük ve çoğul gebelikleri önlemek amacı ile iyi gelişmiş 1. veya 2. embriyo ile transfer yapmak ve bunların anne rahmine sıkıca tutunmasını sağlamanın yollarını arıyorlar. Yenilikler hızla devam ederken bunlar tümüyle başarı sağladığı gibi yanlış bir kanıya da varmamak gerekir. Her yeni yöntem başarıyı biraz daha yükselterek anne olma şansını oldukça artırmaktadır. Uygun olgularda ve deneyimli ve uzman ellerde uygulandığında sonuç çok daha yüz güldürücü olacaktır.

Aslında tüp bebek yöntemine baş vurmadan erkeğin sperminin iyi değerlendirilmesi, kadının ise yumurtalık rezervinin gerek ultrason ile antral folikül sayımı gerekse adetin 3. günü FSH, E2 ve İnhibin B ölçümü başarı şansı hakkında bilgi verecektir. Ailesinde erken menopoz olgusu olanların, 40. yaş ve üzerindeki kadınların, adet düzensizliği olanların otoimmünite denen bağışıklık sisteminin ters çalıştığı kişilerin yumurtalık rezerv testlerini yaptırılması fevkalade yararlı ve aydınlatıcı olacaktır.

Tüp bebek yöntemine karar verilen çiftlerin öncelikle yeterince bilgilendirilmeleri ve tüp bebek gerekçesi olgunlaştığında oyalanmadan bir merkeze gönderilmelidir. Çiftin Türkiye de ancak resmi nikahlı olmaları ve yalnızca kendi sperm ve yumurtaları ile tüp bebek yapılabileceğini ve bu amaçla da sağlam bir rahim (uterus) gerektiğini bilmeleri kesinlikle ve son derece önemlidir. 37. yaş üzerindeki kadınlardaki gerek yumurta sayısı gerekse kaliteleri düşmektedir, rahim içini döşeyen tabakanın (endometrium) embriyoyu yakalama kapasitesi oldukça azalmaktadır. 37. yaşına kadar yaklaşık olarak ortalama yüzde 60’lar üzerinde olan gebelik şansı 40. yaşında yaklaşık olarak ortalama yüzde 20. ile yüzde 30‘a 42. yaşında yaklaşık olarak ortalama yüzde 10. ile yüzde 20‘ye nihayet 45. yaşında yaklaşık olarak ortalama yüzde 1’e düşmektedir. Erkeğin her yaşta baba olmaya yeter sperm vereceği görüşü şimdilerde 45. yaşından sonra erkeklerin sağlıklı bebek sahibi olma şansıda büyük oranda azalacağı şeklinde değişmiştir. Tartışmalı konulardan bir başka konu da kaç kez tüp bebek denemesi yapılabileceği ve başarısız bir denemeden sonra yeni bir denemeye kalkışılabileceği konusudur.

Başarısız bir denemeden sonra ortalama 2. ile 3. adet dönemi ara verilmelidir. Kaç kez tüp bebek denemesi yapılabilir ve yine netleşmemiş bir durumdur. Sağlık ve maddi koşullar yerinde olduğu sürece deneme yapılabilecekse de ideali 4. ile 6. kez denenmesidir. Yumurta sayı ve kalitesiyle, sperm sayı ve kalitesi yeterli olmayan çiftlere yumurta, sperm veya doğrudan embriyo nakili ile vericiden tüp bebek uygulaması yapılabilecektir. Beraberinde bir çok yasal, ruhsal, sosyal, dinsel ve etik tartışmayı getiren bu uygulama Türkiye’de yasak olup ancak yurt dışında uygulanabilmektedir. İleri yaştaki anne adaylarına kalıtsal hastalığı veya genetik kusuru olan çoçuk doğurmuş olanlara daha önce düşük ve anomalili doğum yapan annelere ve ard arda olumsuz sonuç alanlara işlem tamamlanıp embriyo transferi uygulanmadan embriyolara prenatal genetik tanı (PGD) yapılması sağlıklı bebek sahibi olabilme şansını artırabilecektir. Kısırlık tedavisinde özellikle tüp bebekte pek çok yeni yöntemlerden söz ediliyor. Bunların bir çoğu deneme aşamasında veya henüz uzun süreli sonuçlar elde edilememiş olmakla birlikte ileride başarıyı çok daha fazla artıracağına inanılıyor.

Tüp Bebek

Peki nedir bu yeni yöntemler?

1-Assisted Hatching veya yardımla tomurcuklanma/ destele yuvalanma:

35. yaş üzeri kadınlarda embriyonun rahim iç duvarına yerleşmesini dolayısıyla gebelik şansının artmasını sağlamak üzere lazerle embriyo kabuğuna delik açma işlemidir. Özellikle yumurta kabuğunun kalın ve ard arda rahime tutunma güçlüğü görülen anne adaylarında başarı oranı yaklaşık olarak ortalma yüzde 10. ile 15. artırılabilmektedir.

2-Biolojik Tutkal:

Bazı besi yerleri normalde de anne rahiminde de bulunan bir enzimle zenginleştirilerek embriyonun tutunması ve gebelik devamını artırması amaçlanmaktadır.

3-Endometrium Kültür:

Yapay rahim de denilen bu yöntemde daha önce sık düşük yapan anne adaylarında laboratuar şartlarının anne rahmine benzetilebilmek için önce endometrium biopsisi yapılır. Bu materyalin kültürle çoğaltılması sonucu oluşturulan besi yerinde büyütülen embriyo anne rahmine transfer edilebildiğinde tutunma şansının yükseldiği görülmüştür.

4-İnvitro maturasyon veya İlaçsız tüp bebek:

Vücudu yumurtlama ilaçlarına reaksiyon veren, direnç gösteren veya sağlık nedeniyle bu ilaçlardan kullanmak istemeyen kadınlarda doğrudan vücudun uyardığı kadar yumurta toplanıyor veya yumurta 12-13 mm çapına kadar uyarıldıktan sonra toplanıp loboratuar da geliştirilerek tüp bebek uygulanabiliyor. Böylece yan etkilerden kaçınıldığı gibi maliyette düşürülmüş oluyor.

5-Sperm sayısı az olanlarda (IMSI) yöntemi:

Yeni uygulanan bir yöntem olup ilk sonuçlar oldukça umut vericidir. Bu yöntemde 6. ila 12. bin kez büyütülen spermler arasında en iyi spermler seçilerek başarı artırılabilmektedir.

6-Sperm mıknatısı:

ABD Yale üniversitesinde geliştirilen bir yöntemle erkekten alınan meni özel bir protein içeren sıvıyla karıştırılıyor. Burada bu proteine yapışan spermler genetik yönden sağlıklı olduğu düşünülerek sağlıklı gebelik oranını arttıracağı düşünülüyor. Henüz deneme aşamasında olan bu yöntemde kesinlikle gelecek vaat ediyor.

7-HLAG-5Testi:

Kaliteli embriyo seçmek üzere geliştirilen bu yöntemde de rahime tutunabilecek en iyi embriyolar seçilebileceği için sağlıklı gebelik oranı kesinlikle artacaktır. Henüz deneme aşamasında olan bu yöntemde de oldukça büyük sonuçlar beklenmektedir.

8-Yumurta Dondurma:

Şu ana kadar sperm ve embriyo dondurulup çözüldüğünde yaklaşık olarak ortalama yüzde 75’lere varan sağlıklı sonuç alabilmek olasıdır. Şimdilerde vitrifikasyon denilen hızlı dondurma yöntemiyle yumurtalar da dondurulabilmekte ve çözüldüğünde döllenme özelliğini büyük ölçüde koruyabilmekte.

9-Kök Hücreden Sperm Üretilmesi:

Kök hücreden hızla sperm oluşturma çalışmaları devam etmektedir. Hayvan deneyleri sonucu başarılı gebelikler elde edilmiş olup insanda da uygulanması heyecanla beklenmektedir.

Klinik tedavide uygulanan yeni yöntemlere her gün bir yenisi eklenmektedir. Amaç hastaya daha az zahmet veren, çok daha az masraflı ve yan etkisiz yöntemlerle çok daha büyük başarı elde etmektir.

Prof. Dr. Ümit ÖZEKİCİ

Kadın Hastalıkları ve Doğum

TüpBebek TüpBebek TüpBebek

2 Yorum »

Anne Portal Yorum

Sizde bu siteye giriş yapabilir ve yorum yazabilirsiniz.