Varikosel Nedir  13 Haziran 2017













Varikosel

Varikosel “Pampiniform Pleksus” olarak isimlendirilen ve testislerdeki kirli kanı taşımakla görevli damar sistemindeki genişleme durumuna “Varikosel” denilmektedir.

Varikosel, kısırlık sorunu yaşayan erkeklerde en çok karşılaşılan sorundur ve kısırlığın nedenlerinde başlıca sebep olarak görülmektedir.

Kısırlık ile varikosel ilişkisi farklı yönlerden ele alınmalıdır.

Varikosel elle hissedilebilen, gözle görülebilen ya da “Doppler Ultrason” araştırması yapılarak saptanabilen bir durumdur. Doppler Ultrason incelemesi neticesinde tespit edilen varikosellere ise “Subklinik Varikosel” denir.

Varikoselin kısırlık haricinde kronik kasık ağrısı ve baskı hissi gibi etkileri vardır. Günümüzde elle hissedilebilen ve gözle görülebilen varikoselin önemli olduğuna hükmedilmiştir.

Daha öncesinde eşini gebe bırakabilmiş erkeklerin % 20’lik bir kısmında varikosel görülmektedir. Erkeğin kısır, kadının ise normal olduğu çiftlerde ise bu oran % 35 ila % 40 aralığındadır. ABD’de yapılan bir araştırmada, aynı ülkede askere alınan erkeklerde % 25 oranında varikosele rastlanmıştır. Söz konusu erkekler için uzun dönemli yapılan araştırma sonucunda varikoseli olanlarla olmayanlar arasında eşlerini gebe bırakabilme anlamında oransal olarak bir fark görülmemiştir.

 

Varikosel’in kısırlığı meydana getirme şekli hakkında ortak bir teori oluşturulamamıştır. Bu erkeklerin menileri içerisinde “Stres paterni” olarak tabir edilen sperm morfoloji ve hareket bozukluğu mevcudiyetini savunanlar olmuştur ancak benzer bozukluklar normal erkeklerde de mevcuttur ve iki grup araştırıldığında önemli bir farkın varlığı tüm çalışmalarda savunulamamıştır.

Günümüzde Varikosel cerrahi yöntemlerle tedavi edilmektedir. Mikro cerrahi yöntemi kullanılarak “Spermatik Ven Ligasyonu” isimli bir işlem yardımıyla variköz genişlemenin olduğu damarların bağlanması sağlanır. Endoskopik ya da Radyolojik Embolizasyon teknikleri kullanılarak da işlem yapılabilmektedir. Söz konusu teknikler için karşılaştırma içeren bir araştırma yapılmadığından dolayı birbirlerine üstünlükleri hakkında bir kesinlik bulunmamaktadır.

Ürologların geneli subklinik varikoseller”i onarmanın bir fayda sağlamadığını savunmaktadır. Elle hissedilebilen ya da gözle görülebilen varikosellerin, bilhassa kronik kasık ağrısı ya da baskı hissiyle mevcut olanlarının ve “Adolesen çağ”da tespit edilen varikosellerin tedavisi konusunda görüş birliğine varılmıştır.

Semen parametreleri bozuk olan infertil erkeklerde varikosel onarımının yararı da tartışmalı bir konudur. Ürologlar yaygın olarak bu tedaviyi uygularken, Androlog ve Jinekologlar konuya şüpheci bir gözle bakmaktadır. Randomize çalışmaları bütün olarak incelendiğinde bu onarımın yapıldığı erkeklerle, yapılmayanlar arasında eşlerini gebe bırakabilme yetisinde bir fark görülememiştir.

Azospermi ya da sperm sayısı 0 veya mililitrede 1 milyonun altındaki “Şiddetli Oligospermi” rahatsızlığı vakalarında ise varikosel onarımı mümkün olamamaktadır. Erkeğin sperm sayısı 5 milyonun üzerinde ve kadının genç yaşta olduğu durumlarda, eğer kısırlık süresi kısa ise varikosel onarımı söz konusu olabilmektedir. Yapılan ameliyata rağmen varikoselin tekrarlaması durumunda ise, hastanın şiddetli şikayetleri olması dışında ikinci bir cerrahi işlem yapılmaz.

Özetle varikosel, kısır çiftler nezdinde gereğinden fazla tanı alan ve genellikle gerek olmadığı halde onarımı yapılan bir vaka olarak karşımızda bulunmaktadır. Gerek kısırlık ile ilişkisinin netleşmemiş olması, gerekse tedavilerden olumlu sonuç alınamaması sebebiyle varikoselleri kısırlık araştırmalarındaki tesadüfi bulgular olarak nitelendiriyor ve buna göre yaklaşılmasını tavsiye ediyoruz.

Varikosel Nedir Varikosel Nedir Varikosel Nedir

3 Yorum »

Anne Portal Yorum

Sizde bu siteye giriş yapabilir ve yorum yazabilirsiniz.